Atlara ve ahıra büyük bir ilgi duyan genç bir çocuğun, çok sevdiği o yepyeni “kaşağı”yı denerken yaptığı küçük bir hata, bütün hayatını değiştirecek karanlık bir sırra dönüşür. Kırılan kaşağının suçunu masum küçük kardeşi Hasan’ın üzerine atan ağabey, babasının öfkesini kardeşine yöneltmesine sebep olur. Hasan bu haksız suçlamanın ağırlığı altında sessizce ezilirken, aniden amansız bir hastalığın pençesine düşer. Gerçeği itiraf etmek için kıvranan ancak bir türlü cesaretini toplayamayan bir çocuğun, hayatı boyunca omuzlarında taşıyacağı o ağır vicdan yükünün hikâyesi… Ömer Seyfettin’in Türk edebiyatına kazandırdığı en sarsıcı, en unutulmaz eserlerinden biri.