Vefasızlığın ve yalnızlığın gölgesinde kalmış emekli vali muavini Recai Bey, teselliyi geçmişin görkeminde değil, küçük bir dükkânın ahşap kokusunda bulur. Cansız kütüklere Mimar Sinan, Yunus Emre, Karagöz ve Hacivat olarak yeniden can verirken, aslında kendi kapanmayan yaralarını sarmaktadır. Kuklacı, kuşaklar arası görünmez uçurumların şefkatle, sabırla ve sanatın iyileştirici gücüyle nasıl kapanabileceğini gösteren, çocukların kalbine dokunacak unutulmaz bir klasik.